Skip to content


Ebu-Bekrissiddik.RadiyAllahü anh

Silsile-i sadatin birincisi
1-Ebu-Bekrissiddik.RadiyAllahü anh.

Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Islâm’i teblige baslamasindan sonra ilk iman eden hür erkeklerin; rasit halifelerin, asere-i mübesserenin ilki. Câmiu’l Kur’an, es-Siddîk, el-Atik lakaplariyla bilinen büyük sahabi.

Kur’ân-i Kerim’de hicret sirasinda Rasûlullah’la beraber olmasindan dolayi, “…magarada bulunan iki kisiden biri…” (et-Tevbe, 9/40) seklinde ondan bahsedilmektedir. Asil adi Abdülkâbe olup, Islâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)’in ona Abdullah adini verdigi kaydedilir. Azaptan azad edilmis mânâsina “atik”; dürüst, sadik, emin ve iffetli oldugundan dolayi da “siddik” lâkabiyla anilmistir. “Deve yavrusunun babasi” manasina gelen Ebû Bekir adiyla meshur olmustur. Teym ogullari kabilesinden olan Ebû Bekir’in nesebi Mürre b. Kâ’b'da Rasûlullah’la birlesir. Anasinin adi Ümmü’l-Hayr Selma, babasinin ki Ebû Kuhafe Osman’dir. Künyesi Abdullah b. Osman b. Amir b. Amir… b. Murra …et-Teymî’dir. Bedir savasina kadar müsrik kalan oglu Abdurrahman disinda bütün ailesi müslüman olmustur. Babasi Ebû Kuhafe, Ebû Bekir’in halifeligini ve ölümünü görmüstür. Hz. Ebû Bekir’in Rasûlullah (s.a.s.)’den bir veya üç yas küçük oldugu zikredilmistir. Islâm’dan önce de saygin, dürüst, kisilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan “hanif” bir tacir olan Ebû Bekir, ölümüne kadar Hz. Peygamber’den hiç ayrilmamistir. Bütün servetini, kazancini Islâm için harcamis, kendisi sade bir sekilde yasamistir.

Hz. Ebû Bekir, Fil yilindan iki sene birkaç ay sonra 571′de Mekke’de dünyaya gelmis, güzel hasletlerle taninmis ve iffetiyle söhret bulmustur. içki içmek câhiliye döneminde çok yaygin bir âdet oldugu halde o hiç içmemistir. O dönemde Mekke’nin ileri gelenlerinden olup Araplarin nesep ve ahbâr ilimlerinde meshur olmustur. Kumas ve elbise ticaretiyle mesgul olurdu; sermayesi kirk bin dirhemdi ki, bunun büyük bir kismini Islâm için harcamistir. Rasûlullah’a iman eden Ebû Bekir (r.a.) Islâm dâvetçiligine baslamis, Osman b. Affân, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi Islâm’in yücelmesinde büyük emekleri olan ilk müslümanlarin bir çogu Islâm’i onun dâvetiyle kabul etmislerdir.

Hz. Ebû Bekir hayati boyunca Rasûlullah’in yanindan ayrilmamis, çocuklugundan itibaren aralarinda büyük bir dostluk kurulmustur. Rasûlullah birçok hususlarda onun görüsünü tercih ederdi. Umûmî ve husûsî olan önemli islerde ashâbiyla müsavere eden Peygamber (s.a.s.) bazi hususlarda özellikle Ebû Bekir’e danisirdi. (Ibn Haldun, Mukaddime, 206). Araplar ona “Peygamber’in veziri” derlerdi.
Devamı…

7 views

Kategori İslam. Etiketler , , , , , .

Sosyal Ağlar ve İslam

Sosyal ağlarda günah, bozuk düşünce, sapık eğilimler, şiddet, içki ve sigara gibi benzeri kötü şeylerin oranı her geçen gün daha fazla artmakla beraber bunun karşıtı olan düşüncede gitgide artmaktadır. Bu olay belki bir denge gibi görünebilir ama değil son zamanlarda benim gözlemlediğim kadarı ile gerek facebook, twitter ve friendfeed gibi benzeri sosyal ağlarda yazılan yazılarda “Allah” yazısı artık fazlası ile kullanılmakta İslam devleti olmamızın gereklerini tam olmasa da bir parça yerine geldiğini görmek güzel. Doğru olan yolda ilerlemek için gerekli olan şeyler ilk önce islamı anlamak ve gereklerini yerine getirmekle geçiyor. Dünyada şuanda şiddeti simgelediğini gösterilmeye çalışılan Öncelikle Selamün Aleyküm. İslam dini aslında tamamı ile zıt olan barışı simgeleyen bir dindir. İslamda şiddet hiçbir zaman ilk yol olarak gösterilmez. Şiddeti asla desteklemez aksine doğru olanı karşınızdaki insanı kırmadan üzmeden yapmayı emreder. Etrafımı inceledikçe şiddeti destekleyen herşey islama uzak. “islam güzel ahlaktır.” bu anlamda islam yoluna yöneliş ve sosyal ağlardaki bu paylaşımların bu şekilde yayıldığını görmek mutluluk verici. Herşeyden önce aslında bazı tabuları yıkmamız lazım. Kalıplaşmış hocam bu islama göre şöyle ama bana uymuyor, tamam evladım o zaten böyledir deyipte menfaatçi islam gibi saçma salak bir düşünce ile fikir vermek çok üzücü. Kitaplarda yazılan internette söylenen size nasihat verilen herşeyi araştırın. Doğru olanı kendiniz bulun. Rabbim yolunda ilerlerseniz mesela; Namaz kılmak kaç kişi yaptığı işi bırakıp 15 dk ayırıp kılabileceği namazı kılabiliyor. Bir düşünün gençken Rabbim’e şükür edip dua edicekken uzaklaşıyoruz, bir anlamda şeytana hizmet ediyoruz. Siz sakın Rabbim’in yolundan ayrılmayın, kendinizi sapanların, paraya tapan, bir takım için ölüme giden yani dünyevi şeylerin peşinde koşanların arasına sokmayın… Rabbimin rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun hadi selamün aleyküm…

3 views

Kategori Diğer Bilgiler, İslam. Etiketler , , , , , , .

Hz. ÂISE (r.a.) Hakkında Bilinenler

Hz. ÂISE (r.a.)

Hz. ÂISE (r.a.)

Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.s.)’e ilk iman eden onun en sadik arkadasi Hz. Ebu Bekr es-Siddîk’in kizi ve Hz. Peygamber’in zevcesi. Hicret’ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme’de dogdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir ibn Umeyr’dir. Hz. Âise çok küçük yasta müslüman olmustur.
Devamı…

10 views

Kategori İslam. Etiketler , , , , , .

Hazret-i Fatma (r.a)

Rasulullah’ın Neslini Devam Ettiren Nur Yumağı

Hazreti Fâtıma radıyallahu anhâ Nebîler Efendisinin son çiçeği… Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin dünyada neslini devam ettiren nur yumağı… Kızlarının en küçüğü… Cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan ve Hüseyin’in anneleri… Hz. Ali kerremallahu veche efendimizin zevcesi… Eli değirmen döndüren “Fâtıma ana” diye anılan bir sultane anne…

Beyi ve çocuklarıyla ehl-i beyt’i teşkil eden ümmetin hanımlarının seyyidesi…

Cennet hurilerinin hanımefendisi…
O, Bi’setten yaklaşık bir yıl önce Mekke’de doğdu. Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz ona Fâtıma adını verdi. Deylemî’nin Ebû Hureyre (r.a.)’den rivayet ettiği bir hadis-i şerifte:

“Onu sevenleri, Allah’ın Cehennem’den uzaklaştıracağı için kızıma Fâtıma adını verdim.”

buyurdu. Fâtıma, “sütten kesilmiş” anlamına gelmektedir.
Devamı…

8 views

Kategori İslam. Etiketler , , , .

Allah’ın Sadık Kulu

Allah’ın Sadık Kulu Türkçe ve islam üzerine hazırlanmış güzel bir film. Herkese 4 kasımda iyi seyirler. Dular sizlerle olsun. Hayatınızda herşey güzel hayırlara vesile olur inşallah. Alllaha Emanet Olun…
[daily]

7 views

Kategori İslam. Etiketler , , , , .

Kadir Gecesi 2011 ağustos ayının 26yı 27ye bağlayan gecesi

2011 Yılı Ramazan ayında Ağustos ayının 26′sını 27′sini birbirine bağlayan gece olarak bilinmektedir. Bu gece günlerin en hayırlısı olarak bilinmektedir.
Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:

“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?  Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.  O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.”
(Kadir Suresi
)

Devamı…

10 views

Kategori duyuru. Etiketler , , , , , , , .

DÖRT HALİFE DÖNEMİ

Hz. Muhammed (sav)’in vefatından sonra yaşanan “Dört Halife Dönemi”, İslam dininin Arap Yarımadasının sınırlarını aşarak yaygınlaştığı bir dönemdir. Parlak zaferlerin kazanıldığı ve Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönem, Peygamberimiz (sav)’in müjdelediği Altınçağ’ın geçmişteki güzel bir örneğidir.

Bu dönemde İslam Devleti’nin sınırları batıda Trablusgarp, doğuda Horasan ve kuzeyde Kafkasya’ya kadar genişletilmiş; böylece Arap Yarımadası dışına taşan İslamiyet, Asya ve Afrika’daki çeşitli milletlerce benimsenmiştir. Kurulacak olan yeni İslam devletlerinin siyasi ve hukuki temelleri de bu dönemde atılmıştır. Sırasıyla halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, Peygamber Efendimiz (sav)’in yolunu izlemiş, Kuran ahlakının hakim olduğu adil düzeni daha geniş bir coğrafyaya yayarak devam ettirmişlerdir. Bu nedenle Dört Halife Dönemi, “Doğru Yolda Giden Olgun Halifeler Dönemi” anlamına gelen “Hulefa-i Raşidin Dönemi” olarak adlandırılır. Halifeler seçimle başa getirildikleri için aynı dönem ‘Cumhuriyet Devri’ şeklinde de tanımlanır.

ALTINÇAĞ’DA YAŞANACAKLAR

Dört Halife Dönemi’ndeki Altınçağ benzeri ortamı kavrayabilmek için, Peygamberimiz (sav)’in haber verdiği Altınçağ’ı kısaca incelemek yerinde olacaktır.

İslami kaynaklara göre Altınçağ, kıyamete yakın bir zamanda, Kuran ahlakının hakim olacağı ve din ahlakının insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemi ifade eder. Bu dönemde insanların huzur ve güven içinde yaşayabilmeleri için gereken her türlü şart mevcut olacaktır. Önceki dönemlerde yaşanan tüm sıkıntıların yerini bolluk, bereket ve adalet alacaktır. Bu dönemde din ahlakına uygun olmayan her türlü ahlaksızlık, adaletsizlik, sahtekarlık ve dejenerasyonun tüm çeşitleri ortadan kalkacaktır. Bu müjdeli dönem, tüm inanan insanların asırlardır özlemini duyduğu barış, huzur, adalet ve bolluğun, İslam ahlakının hakim olduğu kutlu bir dönemdir. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Altınçağ) Yüce Allah Kuran’da inanan kullarına, İslam ahlakının yeryüzünde hakim olacağını şöyle müjdelemektedir:

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaat etmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, onları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır. (Nur Suresi, 55)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de Altınçağ’ı 14 yüzyıl önce detaylı olarak tasvir etmiştir. Söz konusu dönemin cennet benzeri özellikleri hadisler kanalıyla bizlere ulaşmıştır. Her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, her türlü teknolojik gelişmenin insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan, kat kat fazlasıyla verilmesi, bu devrin belli başlı özelliklerindendir. Hadislerde bildirildiği gibi o dönem “silahların susacağı” bir dönem olacak ve bu devirde yeryüzü özlemini çektiği barışla dolacaktır. Altınçağ’da, önceden devletler ve halklar arasında devam eden husumet ve anlaşmazlıklar son bulacak, bu halklar arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanacak ve tüm kavgaların yerini barış, dostluk ve sevgi alacaktır.

Peygamber Efendimiz (sav)’in Altınçağ ortamını anlatan bazı hadisleri şöyledir:

… Küçükler keşke ben büyük olsaydım, büyükler de keşke ben küçük olsaydım diye temenni ederler… İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır.1

Yeryüzü, zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.2

… Dünya adalet ve hakların yerini bulması ile dolar…3

Adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir… Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, hacca gidecektir.4

Altınçağ, Allah’ın emirlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiği, adaletin, fedakarlığın, yardımseverliğin en yoğun olarak yaşandığı, kutlu bir dönem olacaktır. Bu kutlu dönemde malı olan hiçbir sıkıntı duymadan ihtiyacı olana verecek, herkes birbirinin rahatını, refahını ve konforunu düşünecektir. Bu paylaşmanın sonunda herkes eşit refah seviyesine ulaşacak, açlık, sefalet gibi pek çok sorun kendiliğinden çözülecektir.

Altınçağ’da yaşanacak olan tüm bolluk, teknolojik gelişmeler ve sanatsal güzelliklerin yanısıra toplum yaşantısı da son derece huzurlu olacaktır. Allah, iman eden ve dinine yönelen insanlara, o döneme dek görülmemiş güzellikte bir hayat sunacaktır. Çünkü Allah Kuran’da güzellik yapan, Kuran ahlakına uyan kullarına güzellik vaat ettiğini bildirmiştir:

Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır. (Yunus Suresi, 25-26)

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, konuya ilişkin bildirilen bir başka haber ise, İslam ahlakına uymayan din anlayışının tamamen ortadan kalkışıdır. Altınçağ’da Peygamberimiz (sav)’den sonra ortaya çıkan bidatlar (dine sonradan girmiş hurafeler) ortadan kalkacak, Kuran ahlakı özüne dönecektir. İslam anlayışı tamamen düzelecek ve din ahlakı aslına dönecektir. Hadislerde bu konu ile ilgili olarak, ahir zamanda kaldırılmadık bidatın kalmayacağı
Devamı…

5 views

Kategori Diğer Bilgiler. Etiketler , , , , , , .

Akşam Namazı Nasıl Kılınır?

Akşam namazının üç rekat farzı; öğle ile ikindi namazlarının ilk üç rekat farzları gibi kılınır. Şöyle ki: O günün akşam namazının farzını kılmaya niyet edilip namaza tekbir ile başlanır. Yukarda açıklandığı üzere ilk iki rekatı kılınarak oturulur (iki rekatta da Fatiha ve Zammı Sure okunur). Bu, birinci oturuştur. Bunda yalnız “Tahiyyat” okunur. Ondan sonra üçüncü rekata kalkılarak yalnız besmele ile Fatiha suresi okunur. Sonra “Allahu Ekber” denilerek rükû ve secdelere varılır. Ondan sonra oturulur ki, bu da son oturuştur. Bunda “Tahiyyat ile Salavatlar” ve “Rabbenâ âtinâ” okunur, iki tarafa selam verilir.

Akşam namazının farzında vaktin darlığından dolayı kısa sureler okunur.
Akşam Namazının Sünnetine Gelince: Bu da “Bu akşam namazının sünnetini kılmaya” diye niyet edilip tam sabah namazının sünneti gibi kılınır. Bu sünneti altı rekat olarak kılmak ise müstahabdır. Bu halde her iki rekatta bir selam vermeli ve aynı şekilde her iki rekatı kılmalıdır. Bununla beraber dört rekatında bir selam verilip ikindi namazının sünneti gibi de kılınabilir. Bu ziyade olan dört rekat namaza “Salât-ı Evvabîn” denir. Bunun çok sevabı vardır.

17 views

Kategori Namaz. Etiketler , , , , , , .

Fatiha Suresi

Arapça Okunuşu

1.Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir’Rahıym

2.El-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn.

3.Er’Rahmânir-Rahiym.

4.Mâliki Yevmiddiyn

5.Iyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn

6.İhdinassırâtal-müstekıym

7.Sıraatalleziyne-en’amte aleyhim, gayril mağdubi aleyhim ve leddâlliyn. Amin.

Türkçe Meali

1.Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla.

2.Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

3.O, rahmândır ve rahîmdir.

4.Ceza gününün mâlikidir.

5.Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.

6.Bize doğru yolu göster.

7.Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

8 views

Kategori Dulalar. Etiketler , , , .

İkindi Namazı Nasıl Kılınır ?

Önce, dört rek’at sünneti, sonra dört rek’at farzı kılınır.İkindi namazının ilk sünnetinin kılınışı

1- Ayakta olarak kıbleye dönülür. Ayakların arası dört parmak açıklıkta olur.

Niyet edilir. Mesela, ikindi namazının sünnetini kılacak isek “Allah rızâsı için bugünkü ikindi namazının sünnetini kılmaya niyet ettim” denir.

2- “Allahü ekber” diyerek iftitâh tekbîri alınır.

Erkekler tekbîr alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmak araları normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar kulak yumuşağına değdirilerek eller yukarıya kaldırılır.

Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar.

3- Tekbîrden sonra eller bağlanır. Kıyamda yani ayakta iken secde edilecek yere bakılır.

Erkekler sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmağı sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.

Kadınlar sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar.

Ayakta sırasıyla;

- Sübhâneke

- Eûzü Besmele

- Fâtiha sûresi

- Zamm-ı sûre okunur. Meselâ, innâ e’taynâ… okunur. (Zamm-ı sûre,namazda okunan sûrelere denir.)
Devamı…

12 views

Kategori Namaz. Etiketler , , , , .